Yüksek voltaj motoru

Hareketli resim için resmin üzerine tıklayın.
Evde kolaylıkla bulabileceğiniz bir kaç malzemeyle bu ilginç oyuncağı yapabilirsiniz. Oyuncak dediğimiz şey aslında bir “yüksek voltaj elektrik motoru”dur. Bu motor tıpkı bir zil gibi çalışır.
Gerekli malzemeler:
• İki kola tenekesi
• Plastik kalem
• Dikiş ipi
• Aluminyum folyo
• Bant
• 2 adet timsah ağızlı kablo

Yapılışı:
Aslında fotoğraf motorun yapılışıyla ilgili herşeyi anlatıyor ama yine de açıklayalım. Kola kutularının açma halkalarını koparın ve birini atın. Diğerini iple bağlayın ve ipin diğer ucunu plastik kaleme bantlayın. Kalemi resimdeki gibi kutuların üzerine koyun. Kablolardan birini soldaki kutuya bantlayın ve diğer ucunu topraklayın. Eğer topraklayacağınız binaya ait bir metal kalorifer borusu gibi bir şey yoksa kablonun açık ucunu elinizle tutabilirsiniz. Vücudunuz bu cihaz için yeterince etkili bir topraklama sağlayacaktır.
Diğer kabloyunun bir ucunu da sağdaki kutuya bantlayın. Diğer ucu yüksek voltaj kaynağına temas edecek. Yüksek voltaj lafı sizi korkutmasın hemen önünüzde duran televizyonunuz tam bir yüksek voltaj kaynağıdır.
Fotoğrafta göreceğiniz üzere aluminyum folyo televizyona yapışık vaziyette çünkü TV ekranı fazlaca elektrikle yüklüdür. Kablonun açık ucunu aluminyum folyoya tutturun. Motoru çalıştırmak için yapacağınız tek şey televizyonu açmak. Açma halkası önce bir kutuya çekilecek ve ona değer değmez diğer kutuya çekilecektir.

Nasıl Oluyor?
Televizyonlarda elektronları ekrana yüksek hızlarda taşımak için yüksek voltaj kullanılır. Ekrana büyük bir iletken koyarak bir kapasitör oluşturabiliriz. Böylelikle yüksek voltajın bir kısmını çalıp televizyon dışında kullanabiliriz. Voltaj yüksek ancak akım çok düşüktür. Yani folyoya ya da oyuncağa dokunmak kapı tokmağına dokunmaktan daha tehlikeli değildir.
Sağdaki teneke ekranın önündeki folyodan kaynaklı çok fazla serbest elektronla yüklüdür. Bu elektronlar açma halkasındaki pozitif yükleri kendilerine çeker.
Halka tenekeye değdiği anda ise yükler eşitlenene kadar elektronlar halkaya hücum eder. Daha sonra halka ve tenekenin ikisi de (-) yüklendiği için birbirlerini iterler ve halka diğer tenekeye doğru gider.
Soldaki tenekedeki elektronlar halka tarafından itilir ve tenekenin solunda toplanır. Böylelikle tenekenin sağı bir nevi pozitif yüklenir. Buradaki pozitif yükler açma halkasını kendine doğru çeker. Halka soldaki tenekeye değdiğinde soldaki teneke topraklandığı için fazla elektronlar toprağa gider ve halka tekrar 0 yüke döner ve tekrardan sağdaki tenekeye doğru çekilir. Bütün işlem bu şekilde süregelir.

Use a Highlighter on this page

Uçan Araba Geliyor!

Amerikalı Terrafugia firması, uçan otomobil projesinin test ve tanıtım uçuşlarını tamamladı. Aracın iki sene içerisinde piyasada olması bekleniyor.

Normal benzinle çalışan uçan otomobilin fiyatının 194 bin dolar civarında olacağı tahmin ediliyor.

Bir depo benzinle 750 km. yol yapabilen araç 82 kilometre hıza ulaştığında havalanıyor ve havadaki son hızı ise 185 km/saate çıkıyor. Kanatları iki parçalı olarak katlanabilen Terrafugia, istenildiğinde normal bir otomobil gibi kullanılıyor.

Use a Highlighter on this page

Ay’da Su Bulundu

NASA’nın Ay’ı bombalayarak “ciddi miktarda” su keşfetmesi, insanın uzay macerasında “yeni bir dönem” başlattı. Bu keşfin ardından Ay’da kalıcı bir üs kurulması ve Dünya’nın tek doğal uydusunun Mars için bir “sıçrama tahtası” olarak kullanılması öngörülüyor.

İNSANOĞLU, 20 Temmuz 1969’da ilk kez Ay’a ayak bastığından bu yana uzayda en büyük keşfe imza attı. Geçen haziranda Ay yüzeyine bir roket fırlatan Amerikan Uzay ve Havacılık Ajansı (NASA), önceki gün yaptığı “heyecanlı” açıklamada, krater çevresinin ve oluşan toz bulutunun görüntülerinin analiz edildiğini ve “ciddi miktarda” buz tespit edildiğini bildirdi.

NASA açıklamasında, “Bu keşif, Ay’ı anlamamız yolunda yeni bir dönem başlatıyor” dendi. Bir roket ve bir analiz sondasının Ay yüzeyine çarpmasını içeren 79 milyon dolar maliyetli “LCROSS” görevinin başarıyla sonuçlandığını bildiren proje sorumlusu bilimadamı Anthony Colaprete de, “Evet, su bulduk. Üstelik az bir şey değil, ciddi miktarda bulduk” dedi.

Bunun “sıradışı ve heyecan verici bir keşif” olduğunu belirten California Üniversitesi’nden Gregory Deloy, “Analizler tamamlanınca, yeni bir Ay resmi çizilmiş olacak. Keşfedilen su, bir kuyruklu yıldızdan gelmiş olabilir” diye konuştu. Brown Üniversitesi Jeoloji Profesörü Peter Schultz da, “Sadece tek bir nokta vuruldu. Bu durum biraz petrol keşfi gibi. Eğer bir yerde petrol varsa, muhtemelen çevresinde de var” dedi. Önceki bilimsel teoriler, Ay’ın güney kutbu yakınlarında, yüzeyin altında donmuş halde su bulunduğunu varsayıyordu. Son deney, buzun derinde olmadığını, çok daha kolay ulaşılabileceğini kanıtladı.

95 litre suyla banyo bile yapılır

Keşfedilen su miktarı yaklaşık 95 litre. Ancak içinde metanol tespit edildiği için, arıtılmadan içilmesi durumunda insanı kör edebilir. Ancak bir gün Ay’da “koloni” kurulması durumunda astronotlar bu suyu arıtarak içebilecekler. Hatta su o kadar bol ki, banyo yapmakta veya roket yakıtı üretmekte kullanılabilir.
Bu büyük keşif, siyasi, toplumsal ve bilimsel alanda yeni tartışmaları da beraberinde getirecek. Keşif uluslararası medyada büyük yankı yaratırken, internet arama devi Google da dün bu keşfi kutlayan özel bir logo yayınladı.

Cabeus’un karanlığı

Roket, Ay’ın güney kutbu yakınlarındaki Cabeus kraterine çarptı. Güneş’in açısı ve krater duvarının yüksekliği nedeniyle milyarlarca yıldır gölgede kalan -230 derece sıcaklığındaki bölgede 6 km yüksekliğinde bir toz bulutu oluştu. Tozun içinde ve krater çevresinde bol miktarda buz tespit edildi.

Use a Highlighter on this page

Kendi 3D Fotoğraflarını Çek

Bu bölümde gerçekçi 3 boyutlu fotoğrafları normal bir kamerayla nasıl çekebileceğimizi öğreneceğiz. İhtiyacımız olan tek şey herhangi bir fotoğraf makinası ve güzel bir tema. Öncelikle çekeceğimiz 3 boyutlu fotoğrafları nasıl görüntüleyeceğimizden biraz bahsedelim.
Fotoğraflar 3 şekilde görüntülenebilirler. Birinci yöntem şaşı bakma metodu. İkincisi gözleri sonsuzda odaklamak (paralel çizgiler metodu da denir) ve üçüncüsü 3 boyutlu resim görüntüleme cihazı. 3 boyutlu resim görüntüleme cihazı diğerlerine nazaran daha çok tercih edilir çünkü kolaydır. Diğer yöntemlerle başarıya ulaşmak için biraz uğraşmak gerekir.
Fotoğraf Çekimi
Şimdi gelelim 3 boyutlu fotoğrafları nasıl çekeceğimize. Bu aslında işin en kolay tarafıdır. Öncelikle kafanızı bir duvara ya da herhangi bir desteğe sabitleyin. Çekmek istediğiniz nesneyi kamerayı önce sağ gözünüze getirip çekin daha sonra da aynı nesneyi kamerayı sol gözünüze getirip çekin. Tripodunuz varsa bu çok daha kolay olcaktır. Önemli olan kısım iki fotoğraf arasındaki mesafenin iki gözümüzün arasındaki mesafe kadar olmasıdır.
Bir sonraki adımda iki fotoğrafı yan yana koyup şaşı bir şekilde bakın. Şaşı baktığımızda soldaki fotoğraf sağa sağdaki ise sola doğru kayar. Şaşı bakmak için fotoğrafları rahatça odaklanabileceğiniz bir mesafe de tutun. Ortada oluşan görüntü 3 boyutlu olacaktır. Hemen başarmayı beklemeyin. 3 boyutlu görüntüyü yakalamak için göz kaslarınızın biraz idman yapması gerekecektir.
Aşağıda internetten bulduğum bu yöntemle çekilmiş bir kaç fotoğraf var. Böylece bu fotoğraflara şaşı bakarak idman yapabilirsiniz. Fotoğrafların büyük halleri için üzerlerine tıklayın.

3d kopru

3d yol

3d ev

3d doga

Use a Highlighter on this page

Süper İletken Nedir? Nasıl Oluşturulur?

Süperiletkenlik, bazı malzemelerin hiç bir direnç göstermeksizin elektrik akımını iletmesine verilen addır. Bu olay konusunda en sık sorulan soru çok küçük direnç mi yoksa sıfır direnç mi sorusu. En baştan bunu kesinleştirmekte yarar var: Süperiletkenler sıfır dirence sahip. Halka şeklindeki bir süperiletkenin taşıdığı akımın yıllarca değişmeden aynı kaldığı gözlemlenmiş. Bu nedenle, süperiletkenlerde akım taşıyan elektronların yaptığı hareket, normal metallerde yaptığı hareketten nitelik olarak çok farklı.

Bütün süperiletkenler bu özelliklerini düşük sıcaklıklarda kazanıyorlar. Bir süperiletken ısıtıldığında belli bir kritik sıcaklıkta direnci olan normal bir metale dönüşüyor. Bugüne kadar bulunan bütün süperiletkenlerin kritik sıcaklıkları sıfırın altında ve çok düşük (henüz hiçbirini evlerimizde kullanamayız). Ne yazık ki hangi malzemelerin hangi kritik sıcaklık altında süperiletken olacağını güvenle söyleyen bir kuram yok. Bu nedenle bilim adamları sürekli yeni malzemeler üretip, laboratuarda çok düşük sıcaklıklara kadar soğutarak (yani deneme-yanılma yöntemiyle) yeni süperiletkenler bulmak zorunda.

Günümüzde süperiletkenlerin en muhteşem kullanım alanı kuşkusuz süper hızlı trenlerdir. Aşağıda bunun basit mantığını anlatan çok güzel bir deneyi izleyebilirsiniz. Ayrıca videonun sonunda süperiletkenin gelecekte evlerimizde nasıl kullanılacağına dair bir ipucu bulacaksınız.



Use a Highlighter on this page