Süper İletken Nedir? Nasıl Oluşturulur?

Süperiletkenlik, bazı malzemelerin hiç bir direnç göstermeksizin elektrik akımını iletmesine verilen addır. Bu olay konusunda en sık sorulan soru çok küçük direnç mi yoksa sıfır direnç mi sorusu. En baştan bunu kesinleştirmekte yarar var: Süperiletkenler sıfır dirence sahip. Halka şeklindeki bir süperiletkenin taşıdığı akımın yıllarca değişmeden aynı kaldığı gözlemlenmiş. Bu nedenle, süperiletkenlerde akım taşıyan elektronların yaptığı hareket, normal metallerde yaptığı hareketten nitelik olarak çok farklı.

Bütün süperiletkenler bu özelliklerini düşük sıcaklıklarda kazanıyorlar. Bir süperiletken ısıtıldığında belli bir kritik sıcaklıkta direnci olan normal bir metale dönüşüyor. Bugüne kadar bulunan bütün süperiletkenlerin kritik sıcaklıkları sıfırın altında ve çok düşük (henüz hiçbirini evlerimizde kullanamayız). Ne yazık ki hangi malzemelerin hangi kritik sıcaklık altında süperiletken olacağını güvenle söyleyen bir kuram yok. Bu nedenle bilim adamları sürekli yeni malzemeler üretip, laboratuarda çok düşük sıcaklıklara kadar soğutarak (yani deneme-yanılma yöntemiyle) yeni süperiletkenler bulmak zorunda.

Günümüzde süperiletkenlerin en muhteşem kullanım alanı kuşkusuz süper hızlı trenlerdir. Aşağıda bunun basit mantığını anlatan çok güzel bir deneyi izleyebilirsiniz. Ayrıca videonun sonunda süperiletkenin gelecekte evlerimizde nasıl kullanılacağına dair bir ipucu bulacaksınız.



Click on pen to Use a Highlighter on this page

Körler İçin Otomobil

Körler için tasarlanan otomobilin deneme sürüşü, ABD’nin Maryland eyaletindeki bir üniversitenin parkında başarıyla yapıldı.

Maryland üniversitesi’nin parkında yapılan deneme sürüşünde, gözleri görmeyen 20 kişi, sırayla bindikleri, tasarımı Virginia Tech üniversitesi öğrencilerince yapılan araca çeşitli manevraları başarıyla yaptırdı.
Kumda giden üstü açık küçük bir araç üzerinde bazı gerekli değişikliklerin teknolojik olarak uyarlanmasıyla ortaya çıkan otomobil, yol durumunu belirlemek için kullanılan bir lazer algılayıcı, sürücüyü titreşim yoluyla hız ve ne zaman durulacağı konularında uyaran bir yelek ile ne tarafa dönüleceğini sürücüye sesli komutla ileten bir kulaklıktan oluşuyor.
Virginia Tech üniversitesi öğrencilerince tasarlanan araç, ABD Ulusal Körler Federasyonunun 2004 yılında körler için bir otomobil geliştirilmesi için başlattığı yarışma üzerine ortaya çıkarken, Virginia Tech üniversitesi söz konusu yarışmaya proje veren tek üniversite oldu.

Milliyet

Click on pen to Use a Highlighter on this page

Wirofon İle Ev Telefonları Artık Cepte

Wirofon teknolojisiyle Türk Telekom müşterileri, Türkiye ve dünyadaki tüm WiFi noktalarında ev telefonu tarifelerinden arama yapabilecek.

Bu aramaların ücretleri ev telefonu faturasına yansıyacak. WiFi uyumlu bir mobil telefon veya internet bağlantısı olan bir bilgisayar sahibi olmak yeterli

Türk Telekom Genel Müdürü Dr. Paul Doany, stratejilerini revize ettiklerini belirterek, “Sadece şirketler satın alarak uluslararası platformda söz sahibi olmak yerine, uluslararası ya da global bir servis nasıl olabiliriz, ona bakıyoruz” dedi.
Doany, Türk Telekom’un, cep telefonuyla WiFi noktalarında ev telefonu hattı üzerinden arama yapılabilmesini sağlayan Wirofon teknolojisinin tanıtımı dolayısıyla Antalya’da düzenlenen toplantıda yaptığı konuşmada, ev telefonlarına mobilite kazandıran Wirofon teknolojisini geliştirmenin heyecanı içinde olduklarını ifade etti.
Argela ile ortaklaşa geliştirilen Wirofon teknolojisi sayesinde kullanım kolaylığı ve maliyet avantajını bir arada sunduklarını ifade eden Doany, Türk Telekom Grubu olarak, Türkiye’de geliştirdikleri teknolojileri yurt dışına da ihraç ettiklerini, Türk inovasyonunu dünyaya sunmaya devam edeceklerini söyledi.  Wirofon’un, çıkardıkları ilk yakınsama ürünü olduğunu belirten Doany, “Türk Telekom müşterilerinin tamamına bu hizmeti sunuyor olacağız. Ev ve iş yerlerini sayarsak 17 artı bir milyon müşteriden söz ediyoruz. Dünyadaki pek çok operatörün kullanımı için de bu ürünü ihraç ediyor olmamız çok önemli” şeklinde konuştu.  Doany, daha önce sabit telefonların yerini mobil telefonların alması gibi bir kavramdan söz edildiğini kaydederek, “Bu sefer tam tersi, mobilin yerini sabitin aldığı bir teknolojiyi sunuyoruz. Wirofon; çok yakında açıklayacağımız yeni ürün ve servislerin ilk adımını oluşturuyor” dedi.

Milliyet

Click on pen to Use a Highlighter on this page

Madde Işıkla Hareket Ettirildi

Avusturyalı bilim adamları ilk defa optik ve mekanik sistemleri eşleştirerek, ışık yardımıyla gözle görülebilir bir maddeyi hareket ettirdi

Avusturya Bilimler Akademisi’ne bağlı “Kuantum Optiği ve Kuantum Bilimi Enstitüsü”nden (IQOQI) Markus Aspelmeyer ve ekibi, maddenin ve enerjinin en küçük birimleriyle ilgilenen “kuantum mekaniği”ni yeni bir boyuta taşıdılar. Maddeyi “kuant”larla (atom altı parçacığı) hareket ettirmeyi başaran bilim adamları, böylece ilk kez kuantum fiziğine ait öğelerle gözle görülebilir maddeleri etkileşime soktular.
Nature dergisinde yayımlanan deneye göre, Avusturyalı bilim adamları, söz konusu deneyde silisyum bağlantılı mekanik bir köprü kullandılar. Milimetrenin yirmide biri genişlikte ve altıda biri uzunlukta olan köprü, gözle ancak görülebilse de atom altı parçacıklarının söz konusu olduğu kuantum fiziğinin standart boyutlarının bir hayli üzerinde.
Çapı 50 mikrometre olan minik bir aynayı köprüye tutturan bilim adamları, aynanın yöneltilen ışık parçacıklarını (fotonlar) mükemmel bir şekilde yansıtmasıyla köprü üzerinde kuvvet uygulamayı başardılar.

1 saniyeden kısa sürdü
Bilim adamlarının bir saniyeden daha kısa bir süreliğine de olsa gerçekleştirdikleri bu eylem, pratiğe dökülecek hedefler için yine de yeterince uzun. Uzmanlar sonbaharda daha kuvvetli bir birleşme gerçekleştirmeyi hedefliyorlar.
Bir kuantum bilgisayarın gerçek olması için bu sisteme ait parçacıkların makro ortama aktarılabilmesi gerekiyor. Bu yüzden, kuantların mekanik nesnelerle eşleşebilmesi, gelecekte kullanılacak kuantum bileşimi için en önemli gereksinim. Araştırmacıların başarısı, bu yöndeki ilk ciddi adım olarak görülüyor.


‘Bu deneyle bir eşiği aştık’

Araştırmanın sonuçlarını Nature dergisi için kaleme alan enstitü çalışanı Simon Gröblacher, daha alınacak yol olduğunu, bir sonraki hedeflerinin eşleşme işlemini mekanik soğutmayla birleştirmek olduğunu söyledi. “Bu deneyle önemli bir eşiği aştık“ diyen Gröblacher, “Kuantum fiziğine ait kanunların makro dünyamızda ne kadar geçerli olduğunu ileride daha ayrıntılı olarak göreceğiz” dedi.
Teknolojiyi mikro ve nano seviyesinden, “kuant” seviyesine indirecek bu gelişme sayesinde bilim adamları, gelecekte mikroçipler ve nanoçipler yerine bunların çok daha küçüklerini kullanabilecekler. Böylece, “kuantum fiziği prensiplerine dayalı işlem yapacak küçük bilgisayarlara” ulaşılabilecek.

Milliyet

Click on pen to Use a Highlighter on this page

Başlangıç Meridyeni Neden Greenwich’tir?

Başlangıç meridyeni dünyadaki konumunuzu belirleyebilmek için gereken meridyenlerin 0 noktası olara kabul edilen ilk boylamdır. Geçmiş zamanlarda çeşitli haritacılık çalışmaları sırasında Kudüs, ya da Paris ya da Kanarya Adaları’ndan geçen Ferro meridyenleri başlangıç meridyeni olarak kabul edilmişti. Greenwich meridyeninin başlangıç olarak kabul edilmesiyse 1884 yılında Uluslar arası Meridyen Konferansı’nda alınan bir karar gereği olmuştur. Bu tarihten sonra başlangıç meridyeni Greenwich’teki gözlemevinin bulunduğu yer olarak kabul edilmişti. Gözlemevi 1948-58 yılları arasında başka bir yere taşındıysa da eski bulunduğu yer 0 olarak kabul görmeye devam etti.

Click on pen to Use a Highlighter on this page