Ev yapımı piller

Evin içerisinde malzemelerden elektrik üretmek çok eğlenceli bir projedir.

Evde kendi pilimizi üretmenin birçok kolay yolu vardır. Temel mantık  farklı iki metali iletken bir sıvı içerisine koymaktır. Böylece basit bir pil elde etmiş oluruz. Çoğu kişinin aşina olduğu ev yapımı pil birer bakır ve çinko çubuğun limona saplanmasıyla ortaya çıkan versiyondur. Bunu herkes bildiği için biz burada farklı malzemelerden nasıl pil yapılır onu göreceğiz.

İlk pilimiz alüminyum bakır tel ve koladan oluşan bir ev yapımı pil.

aluminyum kola pili

Yukarıdaki fotoğraf bir parça bakır ve bir parça alüminyumun bir bardak Coca Cola’nın içerisine daldırılmasıyla elde edilen pili gösteriyor.

Alüminyumu kolanın tenekesini keserek elde edebilirsiniz. Tabi kullanmadan önce üzerindeki boyasını kazımanız gerekecektir. Uğraşamam diyorsanız herhangi bir nalburda da bulabilirsiniz.

Bakır parçasını ise nalburdan temin etmeniz mümkün. Unutmayın ki metallerin sıvıyla temas eden yüzey alanı ne kadar geniş olursa o kadar elektriksel potansiyel elde ederiz. Alüminyum bakır ve koladan yaptığımız pilimiz yaklaşık 0,75 volt’luk bir potansiyel üretir.

Alüminyum yerine çinko kullanırsak biraz daha fazla potansiyele ulaşırız. Çinko bakır ve koladan oluşan pil yaklaşık 1 volt’luk bir potansiyel üretir.

cinko kola

Yukarıda gördüğümüz pil çinko bakır ve koladan üretilmiştir. Aslında çinkonun alüminyumdan daha iyi sonuç vermesi şaşırtıcı bir durum çünkü normalde alüminyum çinkodan daha reaktif bir maddedir. Ama bu pilde tahminimce alüminyum oksitlenerek reaksiyonun yavaşlamasına neden oluyor.

cinko hava

Evde kolayca yapılabilecek bir diğer pilimiz ise çinko-hava pilidir. Bu tip pillerde çinko tuzlu suda çözünen oksijenle oksidasyona uğrar. Tuzlu su çözeltisini, bir bardak suya bir yemek kaşığı tuz ekleyip karıştırarak elde edebilirsiniz.

Burada gösterdiğimiz “piller” i “hücre” olarak adlandırmamız daha doğru olur çünkü aslında bir pil 2 veya daha fazla hücreden oluşur.

Çinko-hava hücresi yaklaşık olarak 0,75 volt üretir. Daha yüksek potansiyeller elde etmek ve LED saat yada hesap maknesi gibi bazı aletleri çalıştırabilmek için 2 yada daha fazla hücreyi birleştirip bir pil oluşturmamız gerekir.

cinko hava pili

Biribirine seri bağlanmış iki çinko hava pili yaklaşık 1,5 volt üretir. Yukarıdaki fotoğrafta gördüğünüz gibi bu bir kırmızı LED’i yakmaya yeterlidir. LED’in daha parlak yanmasını sağlamak için daha fazla hücre eklememiz gereklidir.

Eğer sizin projenizdeki LED yanmazsa kutupları değiştirmeyi deneyin. Genelde LEDlerin kutuplarını ayırt edebilmemiz için bir uçları daha uzundur.

cinko hava peroksit pili

Bir hücrenin potansiyelini arttırmanın bir diğer yolu da kimyasıyla oynamaktır. Yukarıdaki fotoğrafta görüldüğü üzere çinko-hava hücresi daha fazla potansiyel üretmektedir. Bunun nedeni tuzlu suya bir miktar hidrojen peroksit eklemiş olmamızdır. Tuz ruhu da eklenebilir ancak hidrojen peroksit hem güvenli hem de kokusuzdur.

aluminum_hava pili

Eğer elinizde bir parça çinko yoksa yukarıda görüldüğü gibi alüminyum-hava pili de yapabilirsiniz. Görüldüğü üzere yarım voltdan biraz fazla potansiyel üretiyor yani bir LED’i aydınlatmak için 3 tane hücreye ihtiyacınız var.

bakir cinko hava pili

Yukarıdaki bakır-çinko-sirke pilinde başka bir kimyasal olay görüyoruz. Bu pilde çinko bakır parçasından gelen bakır iyonlarıyla oksitleniyor. Bakır önce sirkenin içine giriyor oradan da çinko elektrodundaki çinkoyla yer değiştiriyor.

bakir cinko sirke

Bütün gece boyunca bir LED’i aydınlattıktan sonra çinkonun üzerinde siyah bir kaplama şeklinde bakır ve bakır oksit çamurunun nasıl oluştuğunu görebilirsiniz.

bakir cinko sirke pili calisma sonrasi

Yukarıda pilin LED’i bütün gece aydınlatmasına rağmen hala bir kaç gün aydınlatmasını sağlayacak çinkonun kaldığını görüyoruz.

saat

Üç tane bakır-çinko-kola pili yaklaşık 3 voltluk bir potansiyel üretiyor ve buda normal bir 3 voltluk lityum pilin yerini alıp fotoğrafta gördüğünüz saatli takvimli hesap makinesini çalıştırmasını sağlıyor. Bu yapmış olduğumuz pil bu hesap makinesini aylarca çalıştırabilecek güçtedir.

Nasıl Oluyor?

Metal atomları çekirdek ve elektronlar arasındaki elektriksel çekimler sayesinde bir arada dururlar.

Bir parça metali bir bardak suyun içerisine daldırdığınızda su molekülleri parçanın yüzeyindeki metal atomlarıyla etkileşime girer. Su molekülleri polar moleküllerdir. Yani bir tarafı tamamen pozitif diğer tarafı tamamen negatif yüklüdür. Bunun nedeni 2 hidrojen atomunun oksijen atomunun tamamen zıt taraflarında değilde 1050 lik bir açıyla birbirlerinden ayrı durmalarıdır. Hidrojen tarafı pozitif oksijen tarafı ise negatiftir.

Su ve metal arasındaki ara fazda metal atomlarının bazıları su moleküllerinin negatif yüzü tarafından çekilir. Bu çekim, metal çekirdeğinin bir yada birkaç elektronunu metal çubukta bırakıp metal çubuktan suya doğru göç etmesini kolaylaştırır.

Çubuk bu göçün etkisiyle çok düşük bir negatif elektrik yüküne sahip olur, çünkü içerisinde bir tane daha az pozitif yüklü çekirdek vardır. Bu çok düşük elektirik yükü metal çubuğu terk eden metal iyonlarını geri çekecek kadar güçlü değildir. Aslında bu iyon( bir yada daha fazla elektronunu eksik olan metal atomu) su molekülleri tarafından çabucak sarılır çünkü negatif tarafları pozitif metal iyonunu tarafından çekilir. Bu su molekülleri pozitif yükleri daha geniş bir alana dağıtır böylelikle pozitif yüklerin metal çubuk tarafından çekimini daha da azaltmış olur.

Bu çok geçici bir etkidir ve metal iyonları genellikle çabucak metal çubuğa geri çekilir. Ancak metal çubuğun yüzünde muazzam fazlalıkta metal atomu ve ve suyun içerisinde muazzam fazlalıkta metal iyonu bulunduğunu düşünürsek metal çubuğu çekirdeğine nazaran bir kaç elektron eksik kalır. Bu da metal çubuğa çok düşük bir negatif  yük kazandırır.

Bazı metaller atomlarına diğerlerine göre daha sıkı bağlıdırlar. Metallerin farklı kaynama noktalarının olmasının nedeni budur.

Bu şu anlama gelir. Bazı metal çubuklar suya daldırıldıklarında diğerlerine göre daha negatif hal almaktadırlar.

Eğer bir metal çubuk diğerine oranla daha fazla elektrona sahipse ikiside aynı yüke sahip olana kadar aralarında bir elektron akışı olur. Bu akışın sağlanması içinse iletken bir yola ihtiyaç vardır. İşte iki metali kabloyla biribirine bağladığımız zaman bu elektron akış yolunu oluşturmuş oluruz. Elektronlar da bu yolu izlerken bize elektrik akımı yaratırlar.

Bakır, çinko ve asit

Bakır ve çinko çubuklar durumunda, bakır atomlarına çinkoya nazaran daha sıkı bağlıdır. Dolayısıyla çinko çubuk bakıra göre daha negatif kalır ve elektron akışı çinkodan bakıra doğru olur.

Kuvvetler dengelendiği zaman bakır çubuk çinkoya oranla daha fazla elektrona sahip olur. Artık çinko çubuğun daha az elektronu olduğu için çinko iyonlarını tekrar çubuğa doğru çekemez.

Eğer pilimizin içinde sadece su olsaydı daha fazla birşeyin olmasını bekleyemezdik. Ancak bizim Coca cola pilimizin içerisinde suyun yanında fosforik asit de var. Sirke pilimizde ise suyun yanısıra asetik asit mevcut. Asit;  hidrojenin iyonunu kolaylıkla bırakan bir maddedir. Hidrojen iyonları pozitiftir ve asit hidrojen iyonunu bırakırsa negatif yüklü olur. Yaptığımız iki pilde de kalan parçalar fosfat ve asetat iyonlarıdır.

Yani bütün bu pozitif yüklü çinko iyonları negatif yüklü fosfat iyonlarına çarparsa ne olur? Fosfat iyonları hidrojen iyonlarıdan daha çok çinko iyonlarına çekilir. Pozitif yüklü hidrojen iyonu bakır çubuğa doğru çekilir çünkü bakır çubukta ekstra elektron vardır ve dolayısıyla negatif yüklüdür(Zıt kutup etkileşmesi).

Click on pen to Use a Highlighter on this page

Gauss tüfeği-Manyetik doğrusal hızlandırıcı-

Manyetik Doğrusal Hızlandırıcı

“Gauss tüfeği” çelik bir bilyeyi manyetik zincirleme reaksiyonla belirli bir hedefe yüksek hızda göndemeye yarayan çok basit bir oyuncaktır. Bu oyuncağı yapmak ve çalışma mantığını kavramak çok kolay olup, oynaması ve izlemesi de bir o kadar zevklidir.

yavas

Hareketli animasyon için yukarıdaki resmin üzerine tıklayın.

Yukarıdaki fotoğraf gauss tüfeğini çalışırken gösteren altı karelik bir gif animasyonudur. Her kare saniyenin 30’da birini gösterir. İlk karede bir çelik top tahta bir cetvele bantlanmış bir mıknatısa doğru yuvarlanmaya başlar. İkinci karede ikinci bir topun iki mıknatıs arasında hızlandığını görüyoruz. Üçüncü kareyle birlikte hızlandırıcı topu o kadar çok hızlandırıyor ki topun cihazın sol tarafından fırlayıp hedefe çarptığını görüyoruz. Sadece tek topla başlayan zincir, başka bir topun cihazı çok yüksek hızda terk etmesiyle son buluyor.

Malzemeler:

Gauss tüfeğini yapmak için gerekli olan malzemeler kolaylıkla temin edilebilecek türden. İhtiyacımız olan üzerinde çelik bir bilyenin kolaylıkla hareket edebileceği çukurluğa sahip tahta bir cetvel. Biraz bant. Dört adet mıknatıs. Her tür mıknatıs olabilir ancak mıknatıslar ne kadar güçlü olursa tüfeğimizde  o kadar güçlü olur. Son olarak dokuz adet çelik bilye.

malzemeler

Yapılışı:

Öncelikle  ilk mıknatısı yapıştırmakla başlıyoruz. Mıknatısları yerleştirme konusunda özgürsünüz, deneme yanılma yöntemiyle en uygun aralığı kendiniz bulabilirsiniz ama ben 30cm’lik cetvelimde 5’er cm’lik aralıklarla yerleştirmeyi uygun gördüm. Bu nedenle ilk mıknatısı 5 cm uzaklığa yerleştiriyorum.

ilk miknatis

Diğer mıknatısları da 5’cmlik aralıklarla cetvele yapıştırmaya devam edin. Dört mıknatısı da yapıştırdıktan sonra artık tüfeğimizi bilyelerle doldurma vakti gelmiştir.

hepsi

Her bir mıknatısın yanına iki çelik bilye yerleştirin. Gauss tüfeğini ateşlemek için en soldaki mıknatısa kalan son çelik bilyeyi yaklaştırın. Mıknatısa yeterince yaklaştırınca çekim kuvvetinin etkisiyle mıknatısa doğru harekete geçecektir.

gauss tufegi ates

Gauss tüfeği ateşlendiğinde hareket göremeyeceğimiz kadar hızlı olacak ve sondaki bilye sağ taraftan çok hızlı bir şekilde fırlayacaktır. 30 cm’lik versiyonumuz kimseyi incitmeyecek şekilde tasarlanmıştır. Yani elinizi koyarsanız canınızı acıtmaz. İnternette gauss tabancasıyla ilgili araştırma yaparken çok ilginç tasarımlar karşıma çıktı. İşte insan zekası, yaratıcılığı dedim ve siteye eklemeden edemedim. Aşşağıda çok güzel bir tasarımın videosu var izlemenizi tavsiye ederim.

Nasıl Oluyor?

Birinci bilyeyi bıraktığınız zaman bilye ilk mıknatısa doğru çekiliyor. Bilye kaydadeğer bir kuvvetle ve bizim “1 birim” olarak adlandıracağımız bir kinetik enerjiyle ilk mıknatısa çarpıyor.

Bilyedeki kinetik enerji mıknatısa, mıknatıstan diğer bilyeye ve diğer bilyeden onunla temas eden öbür bilyeye aktarılıyor. Bu kinetik enerji aktarımını bilardo toplarındakine benzetebiliriz. (Bir bilardo topu diğerine çarptığı zaman durur, diğeri hızlanmaya başlar)

Şimdi üçüncü bilye 1 birimlik bir kinetik enerjiyle harekete başlıyor. Ancak ikinci mıknatısa yaklaştıkça onun çekim gücünden etkilenip hızlanıyor. İkinci mıknatısa çarptığı zaman nerdeyse ilk hızının iki katı büyüklüğündeki hıza erişmiş oluyor.

Üçüncü bilye mıknatısa çarptığı zaman beşinci bilye 2 birimlik bir kinetik enerjiyle harekete geçiyor. O da üçüncü mıknatısa 3 birimlik bir kinetik enerjiyle çarpıyor. Böylece yedinci bilye son mıknatısa doğru 3 birimlik bir kinetik enerjiyle harekete geçiyor ve çarpma anında 4 birimlik kinetik enerjiye ulaşıyor.

Bu 4 birimlik kinetik enerjide son bilyeye aktarılarak son bilyenin 4 birimlik kinetik enerjiyle hedefe fırlamasını sağlıyor.

Mekanizmaya daha bilimsel bir bakış açısı

Cihazın kurulumu tamamlanıp atışa hazır hale getirildiğinde mıknatıslara temas halinde bulunan dört bilye görüyoruz. Bilyelerin bu durumuna fizikçiler “ground state (temel hal)” adını verirler. Bilyeleri mıknatıslardan uzaklaştırmak için enerji gereklidir.

Ancak bu bilyelerle temas halinde bulunan diğer bilyeler temel halde değillerdir. Bunları hareket ettirmek mıknatıslarla temas halinde olanlara göre daha kolaydır.

Eğer mıknatısla temas halinde bulunan bilyelerden birini mıknatıstan biraz uzaklaştırırsak bilyeye enerji kazandırmış oluruz. Bilye mıknatısa doğru kayda değer bir kuvvetle çekilir. Kazandırdığımız enerjisi bilyeyi serbest bırakarak geri alırız.

Gauss tüfeği ateşlendiği zaman ise durum farklıdır. Artık herbir bilye bir mıknatısla temas halindedir. Her mıknatısın iki yüzünde de bir bilye temas halindedir. Her bilye temel halindedir ve mıknatısın çekim alanından uzakta olmasından dolayı sahip oldukları enerji son bilyeye aktarılmıştır. Son bilyede bu enerjiyle hedefe doğru hızlı bi şekilde hareket eder.

Hız ve kinetik enerji

Bir maddenin kinetik enerjisi kütlesinin ve hızının karesinin çarpımının yarısı olarak tanımlanır. Böylece her mıknatıs bir bilyeyi kendine doğru çektiğinde bilyeye doğrusal olarak kinetik enerji kazandırır.

Ancak hız doğrusal olarak artmaz. Eğer 4 mıknatısımız olursa kinetik enerji 4’tür ancak hız kinetik enerjinin kareköküyle artar. Yani daha fazla mıknatıs ekleyerek hızı her seferinde çok az bir miktarda arttırmış oluruz. Ama sonuç olarak bilyenin yuvarlanacağı mesafe ve hedefi vurduğunda vereceği zarar kinetik enerjinin ve kaç adet mıknatıs kullandığımızın bir fonksiyonudur.

Click on pen to Use a Highlighter on this page

30 saniyede homopolar motor

30 saniye derken şaka yapmıyoruz. Gerekli malzemeler önünüzde hazır olduktan sonra bu motoru yapmak 30 saniyenizi almayacak.

malzemeler

Gerekli Malzemeler

  • Bir adet kalem pil
  • Bir adet disk mıknatıs. En iyisi altın kaplama olanıdır. Nikel kaplama olanıdı da altın kadar olmasa da işe yarayacaktır. Önemli olan kaplamanın elektriği iletmesidir.
  • Bir adet timsah başlı kablo
  • Bir adet sivri uçlu vida. Manyetik olmalı ve elektriği mutlaka iletmeli.

yapilis

Yapılışı

Süreyi başlatın.

Vidayı disk mıknatısın tam ortasına yerleştirin.

Kabloyu ortadan ikiye kesin ve ucundaki izolasyonu sıyırın böylece ucundaki teller ortaya çıksın.

Kablonun klipsli kısmını pilin düz(- ucu) tarafına değdirin.

Pilin + kutbuna vidanın ucunu değdirin ve hep beraber masadan biraz havalandırın dikkat edin düşmesin.

Kablonun sıyrılmış ucunu yavaşça mıknatısa değdirin.

Süreyi durdurun. Vida ve mıknatısın çılgın gibi dönüyor olması lazım. İşte 30 saniyede bir homopolar motor yaptınız.

Nasıl Oluyor?

Homopolar motor ilk icat edilen motorlardan biridir. Ünlü fizikçi Michael Faraday’da bunlardan bir tane üretmiştir. Bu motorların çalışma prensibi şöyledir:

Elektrik akımı kablodan geçtiği zaman etrafında bir manyetik alan oluşturur. Bu manyetik alan mıknatısın manyetik alanıyla karşılıklı etkileşime geçer. Tıpkı mıknatısların aynı kutuplarının birbirini itmesi gibi kablonun oluşturduğu manyetik alan mıknatısın manyetik alanını sağ tarafa doğru iteler. Böylece mıknatıs sağ tarafa doğru dönmeye başlar.

Click on pen to Use a Highlighter on this page

Railgun

Kendi Railgun’ını Yap

Railgun bir cismin içerisinden elektrik akımı geçirerek bir çift ray boyunca hızlanmasını sağlayan bir cihazdır. Yüksek miktarlarda güç kullanıldığında railgun potansiyel bir silah halini alır. Tabiki bizim amacımız tehlikeli bir silah yaratmak değil, elektromanyetizmanın temel prensiplerini öğrenirken eğlenmek ve nasıl işe yarayabileceğini kendi gözlerimizle görmektir. Bu yüzden düşük miktarlarda güç kullanacağız.

Cisimleri değişik yöntemlerle hızlandıran birçok çeşit railgun vardır. Bu versiyonuna doğrusal homopolar motor adı verilir.

animated_railgun

Hareketli animasyon için yukarıdaki resmin üzerine tıklayın

Malzemeler:

  • Herhangi bir uzunlukta ve genişlikte bir parça karton.
  • İki şerit alüminyum folyo. 5 cm genişlikte ve kartondan 5 cm daha uzun.
  • 5 cm uzunluğunda çelik tel. Elbise askılarından keserek temin edebilirsiniz.
  • İyi bir iletkenle kaplanmış iki adet disk mıknatıs. (Altın kaplama gibi…)
  • Yapıştırıcı
  • Bir adet 9 voltluk pil
  • İki timsah başlı klipsli kablo

malzemeler

Yapılışı:

Öncelikle folyoları yapıştırmak için kartona yapıştırıcımızı sürüyoruz.

uhu

Daha sonra folyoları yapıştırıp üzerinden parmağımızla geçerek dalgalanma olmamasına dikkat ediyoruz. Fazladan bıraktığımız 5 cm’lik payı aşağıda görüldüğü gibi bir ucundan sarkıtıyoruz daha sonra timsah başlı kabloları buradan tutturacağız.

tamamlanmis

Sonraki aşamada kabloları 9 voltluk pilimize tutturacağız. Nasıl bağlayacağımızın bir önemi yok çünkü bağlama şekli silahın ateşleme yönünü etkileyen bir unsur.  Ters yönde ateşlenirse bağlama şeklini kolayca değiştirebiliriz.

zimpara

Daha sonra kopardığımız telin iki ucunu zımparalamak önem taşıyor çünkü mıknatıslar bu uçlara tutunacak ve tel rayın üstünde ilerlerken zig zag çizmemesi için yüzeylerin pürüzsüz olması çok önemli.

tekerlek

Artık mıknatıslarımızı tele tutturabiliriz. Mıknatısların kutupları aynı yöne bakmalı. Mıknatıslar bu şekilde tutturulduğunda birbirlerini itecektir ama yinede tele tutunacaklardır. Yani herhangi bir yapıştırıcıya ihtiyacınız olmayacak.

Railgun’ı Ateşleyin

Railgun’ı ateşlemek için sadece tekerlekleri (mıknatıs) raya koyun. Hemen hızlanmaya başlayacaktır. Eğer hareket etmiyorsa muhtemelen mıknatıslar aynı yönü gösteriyordur. Mıknatıslardan birini ters çevirin ve tekrar deneyin. Eğer hala çalışmıyorsa kabloları bağlantıları ve pili kontrol edin.

Eğer tekerler ters yönde hareket ediyorsa bağlantıların yerlerini değiştirin.

Bu olayın altında yatan bilimsel gerçekler homopolar motor konusunda anlatılmaktadır.

Click on pen to Use a Highlighter on this page